artık
bilmiyorum olduğum yeri sanki hiç olmamışım gibi eskimiş
fotoğraflarımda da bulamıyorum kendimi
|
kalabalıktık..
tek başınayken yakaladı bizi hüzün.
arka sıraların, yeni
terleyen bıçkın sakallarıydık. manasızdı o zamanlar yorgun yüzü
güzün.
yarasız , beresiz , düzenli kalp atışlarıydık.
henüz hiçbirimize değmemişti dikeni, bir gülün.
katık
edecek bir hayat ararken hayatımıza, ansızın büyüdük, sabaha
değen bir 70lik akşamında... |
|
alınan
her nefes sonrası, hüzün verilirdi o zamanlar. bir iki ölçü
umut vardı, hayata katılmak için bekleyen. “önce çukurca bir
kalp alınır...” diye başlayan tarifleri hiç uyduramadık
kitabına. aşk yapacağız derken göz çıkardık!
parktaki
salıncağın yalnızlığıyla başlayan gecelerde, mumla uyku aradık
samanlıkta. gez,göz,arpacık doğrultusu, sadece benim
defterimde üçgen oluşturdu.
aynadaki görüntümün
kaybolmasıyla anladım, yittiğimi! tüm cümleler yüklemsiz
kaldı!
|
En büyük ihaneti çocukluğuma yaptım, büyüdüm...
|
|
|
|